Cumhuriyet dönemi Türk şiirinin en büyük temsilcilerinden biridir. Şiirleri Divan edebiyatı ile modern şiir arasında köprülük görevi üstlenmiştir.

Sağlığında Türk edebiyatının baş aktörleri arasında kabul edilmiş ancak hiç kitap yayımlamamış bir şairdir.

Yeni kurulan Türkiye Cumhuriyetinde milletvekilliği ve bürokratlık gibi siyasi görevler üstlenmiştir. Bu yerlerden birisi de Polonya’nın Varşova kentidir. 1926’da İbrahim Tali Öngören’in yerine Varşova’ya elçi olarak atandı. Yahya Kemal Beyatlı Varşova’da bulunduğu sıralarda çok aktif bir şair olamamış fakat yine de memleket özlemi ve hasreti onu birkaç şiir yazmaya itmiş. Onlardan birisi işte bu şiir:

 

KAR MÛSIKÎLERİ 

Varşova 1927
Bin yıldan uzun bir gecenin bestesidir bu.
Bin yıl sürecek zannedilen kar sesidir bu.

Bir kuytu manastırda duâlar gibi gamlı,
Yüzlerce ağızdan koro hâlinde devamlı,

Bir erganun âhengi yayılmakta derinden…
Duydumsa da zevk almadım İslav kederinden.

Zihnim bu şehirden, bu devirden çok uzakta,
Tanbûri Cemil Bey çalıyor eski plâkta.

Birdenbire mes’ûdum işitmek hevesiyle
Gönlüm dolu İstanbul’un en özlü sesiyle.

Sandım ki uzaklaştı yağan kar ve karanlık,

Uykumda bütün bir gece Körfez’deyim artık!

 

Yahya Kemal Varşova Elçi’siyle birlikte

“Yahya Kemal bu şiiri 1927 yılında Varşova’da büyük elçi iken kaleme alır. Şair kendisine ilham veren kar havasını şöyle anlatır: Varşova’da elçilikte bulunduğum bir akşam odamda çalışıyordum dışarıda kar yağıyordu. Orada kar başladı mı günlerce aylarca durmadan yağar. İnsanda bin yıl sürecek yağış tesiri bırakır. Bir kuytu manastırda kora halinde söylenen dualar gibi gamlı ve bir erganun ahengi insanda ne tesir yaratıyorsa orada yağan karın öyle hüzünlü ve devamlı bir sesi vardır…Kar musikisi işte bu atmosferin ürünü…”

Yahya Kemal’in Polonya halkı için söylediği bazı cümlelerde şöyledir: Polonyalılar güzel ve asil bir ırktır. Onlar kibar bilge, efendi. Bize karşı samimiler. Büyük bir sevgileri var. Yolda küçük bir çocuğu bile çevirseniz ve ona Türkiye hakkında bir soru sorsanız o çocuk size Türkleri tanıdığını ve Türklerin hiçbir zaman Polonya’nın bölünmesi tanımadıklarını söyler.

İşte Yahya Kemal ve Polonya ilişkisi bu şekildeydi. Bizleri okuduğunuz için teşekkür ederiz.

 

Melisa Doğan

CEVAP VER