2020 Büyük Kriz Büyük Fırsat

880

2019 yilinin ikinci yarisinda  Amerikan başkani Donald Trump’ın bireysel girişimi ile Amerika ile Çin arasında yaşanan ticaret savaşı, Merkez Bankaları tarafından yapılan faiz indirimleri, artan petrol fiyatları, ekonomilerde büyümenin yavaşlaması ve brexit süreci gibi pek çok neden 2020 yılında yaşanması muhtemel global resesyon ve ekonomik krizin fitilini ateşledi. 2020 yılının ikinci çeğreğine adım attığımız bu dönemde doğru hamleler yapanlar  için büyük kriz müthiş fırsatlar yaratacak!

 

Küresel bir kriz ile karşı karşıyayız.Peki ama neden? Teknoloji devrimi büyük bir hızla gerçekleşirken,üretimde globalleşme hat safhadayken,dünya bu kadar entegre iken nasıl oluyorda global ekonomi son 20 yılda 3 büyük küresel daralma yaşıyor.Bugün dünyanın kapısında olduğu küresel ekonomik duraklamayı anlamak için birkaç konuya derinlemesine değinmemiz gerekir.Bunların belkide en önemlisi merkez bankaları tarafından yapılan sınırsız para deneyleri.1944 yılında ,dünya ticaretinin etkin işlemesini  ve ödeme sistemini geliştirmek amacıyla , 44 ülkenin katılımıyla ABD’nin New Hampshire Eyaleti’nin Bretton Woods kasabasında gerçekleştirilmiş bulunan uluslararası konferansında alınan bir kararla ,para basımı için bulundurulması gereken altın rezervinin yanında ABD doları da artık rezerv niteliğine sahip oldu.Bu karar neden önemli?Çünkü Amerikan dolarının dünya hegemonyasına başladığı tarih.

Fakat 1970’li yıllara gelindiğinde Vietnam savaşının ABD’ye verdiği yükle beraber Fransa ve İngiltere gibi ABD’nin büyük müttefiklerinin de içinde bulunduğu devlet bankalarındaki ABD dolarının karşılığı olan altınları ABD’den istemeye başladılar. Bu süreçte ABD’nin baş müttefiki durumundaki İngiltere Merkez Bankası bile 3 milyar dolarlık rezervi karşılığında 2600 ton altın almıştır.

 

1971 yılında Nixon yönetimindeki ABD, doların piyasadaki artan para arzı ve hazinedeki altın tutarının bunu karşılamaması nedeniyle 11 Ağustos 1971 yılında ABD doları ile Altın arasındaki bağ geçici olarak koparıldı. Yıl 2020 ve biz hala geçici olarak alınan kararın getirmiş olduğu para siteminde yaşıyoruz. ABD dolarının altın ile bağını kopartmasından sonra dünyada sınırsız para deneyi başlamış oldu. Ekonomisi daralan ülkeler çareyi para basmakta buldu. Piyasadaki fazla para enflasyona neden oldu ve krizler gittikçe derinleşti.

 

Bununla birlikte değer kaybeden doların düşüşüne çare arayan ABD o dönemdeki OPEC devletlerinden Suudi Arabistan ile üst düzey görüşmelere başladı. Böylece Amerikan dolarına endekslenen petrol fiyatları ile birlikte Petro*Dolar sistemine geçiş yaptık.Bugün hala petrol dolar para sistemini  yaşamaktayız.

Tüm bu zaman içinde sınırsız olarak basılan para artmaya devam etti.2020 yılına geldiğimizde Amerikan Merkez bankası FED ’in bastığı Amerikan doları devasa boyutlarda.

*ABD Merkez bankası FED kuruluş tarihinden 2008 krizine kadar 900 milyar dolar para bastı.2008 Krizini önleyebilmek adına basılan para miktarını 4,5 milyar dolara çıkardı. Eylül 2019 yılında itibaren FED ’in bastığı ABD dolarını miktarı son 200 yılda bastığı miktarın toplamının iki katına ulaşmış durumda. 2020 yılının mart ve nisan ayında basılan paranın miktarı ise 2,5 Trilyon dolar. Aşağıdaki grafik FED (Amerikan Merkez Bankasının) para basma miktarının 2008 krizi ile birlikte ne boyutlara ulaştığını gözler önüne seriyor.

Böyle bir durumda, daralan ekonomileri kurtarmak amacıyla basılan paralar krizi daha da derinleştirdi ve 2020 yılında pandemi  nedeniyle daralan global ticaret hacmiyle birlikte bugün tarihin en büyük ekonomik buhranının kapısındayız. Yeni ekonomik krizin yıllarca sürmesi bekleniyor.

 

Değişen Dünya ve Yeni Ekonomik Sistem

 

Dünya kaçınılmaz ekonomik krizi yaşarken içinde bulunduğumuz ekonomik sistemde bazı değişimler yaşayacağı sinyallerini veriyor. Bu teorilerden en popüler olanı kapitalizmin miladının dolduğu ve yeni bir ekonomik sisteme geçiş yapacağımız. Gelecek tahminleri ile şaşırtan ‘The Economist’ dergisinin 2019 yılında kaleme aldığı yazıda, artık yeni bir ekonomik sisteme adım attığımız belirtiliyor. ‘Küresel Sosyalizm’ olarak adlandırılan bu yeni ekonomik model tüm dünya vatandaşlarının ‘dünya vatandaşlığı maaşına’ bağlanmasını öngörüyor.

Kulağa inanılmaz gelebilir. Çalışsın çalışmasın her vatandaş devletler tarafından maaşa bağlanacak. Aynı durum negatif faiz oranlarında da geçerli. 5000 yıllık dünya tarihinde hiçbir zaman negatif faizi konuşulamazken 2008 yılındaki büyük krizle birlikte Avrupa’da bazı ülkeler negatif faiz uygulamasına geçti. Yani bugün Japonya, İsveç, Danimarka İsviçre gibi ülkelerde bankaya gidip ihtiyaç kredisi aldığınızda bankalar size bunun için bir ücret ödüyor. Bütün bunlar 300 yıldır içinde yaşadığımız merkeziyetçi para ve sanayi ekonomisinin sonuçları. Fazlaca merkeziyetçileşen toplum yapısı ve bunun beraberinde gelen üretimdeki verimsizlikler para ve sanayi ekonomisinin doğduğu topraklardan daha doğuya bilhassa Asya’ya kaymasına sebep oldu. Üretimdeki verimsizlik krizlere krizlerde merkez bankasının faiz indirimi, sınırsız para basımı ve vatandaşlık maaşı gibi müdahalelerine ihtiyaç duydu.

 

Yanı aslında çok iyi gibi sunulan negatif faiz ve vatandaşlık maaşı gibi destekler bir ekonomik düzenin sonuna geldiğimizin, üretim ekonomisinden (reel ekonomi), küresel ekonomik sistemine geçtiğimizin en büyük kanıtı. Peki tarihte bunun örnekleri var mi? Var ise sınırsız para basımı ve üretim ekonomisine dahil olamayan vatandaşlara yapılan yardımlar ne ile sonuçlandı? Tarihte bir önemli olay aslında ne kadar büyük bir ekonomik buhran yaşadığımız ve tekerrür etmesinin an meselesi olduğunu gösteriyor.

 

 

Tarihte Roma’nın çöküşünün sebeplerinden biri enflasyon olarak görülmektedir. Enflasyon, MS 200 civarında başladı. Antonine Vebası   beş milyon kişinin ölümüne yol açtı. Roma nüfusunun büyük bir kısmının yok olması, işçilerin ücretlerinin hızlı bir şekilde artmasına ve bu da mal fiyatlarında artışa neden oldu Üretim fiyatları artınca en az kazanan kesim daha fazla paraya ihtiyaç duydu. Roma’yı yönetenler paralardaki maden değerini düşürmek zorunda kaldı daha fazla para üretti, ihtiyaç sahiplerine karşılıksız para verdi ve sonuç olarak hiper-enflasyon ortaya çıktı.

 

 

Bugün küresel ekonomik krizinin bize neler getireceği büyük merak konusu.