Polonya’da seçimin ikinci turu

Bir ihtimal daha var...

411
Rafal Trzaskowski, the current Mayor of Warsaw and Civic Platform's candidate for Presidency of Poland, seen during an election campaign rally in Krakow's Main Market Square, on June 7. On June 8, 2020, in Krakow, Lesser Poland Voivodeship, Poland. (Photo by Artur Widak/NurPhoto via Getty Images)

Polonya’da cumhurbaşkanlığı seçimi ikinci tura kaldı. Anketler seçimin ikinci turunun burun buruna geçeceğini gösteriyor.

Polonya, kritik cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turuna sahne oluyor. Anketlere göre pazar günü gerçekleşecek seçimlerin burun buruna bir mücadeleye sahne olacak.

Mevcut cumhurbaşkanı aşırı sağcı Andrzej Duda, siyasi söylemini daha da sağa kaydırdığı seçim kampanyasında nefret söylemlerini dolaşıma sokarak, kemik seçmenini korumayı ve aşırı sağcı Krzysztof Bosak’ın seçmen kitlesinin kararsızlığını kırmayı hedefledi.

Buna karşı rakibi Rafał Trzaskowski ise seçim kampanyası boyunca, kadın hakları mücadelesi, işsizlik, küçük işletmelerin sorunları ve pandeminin ikinci dalgasına hazırlık gibi konularla ilgilenilmesi gerektiğini ve cumhurbaşkanlığı makamının denetleme görevini eksiksiz yürütmesinin bir zorunluluk olduğunu vurguladı.

KORKU İKLİMİ

Polonya’daki seçim süreci ülkenin önümüzdeki günlerde nasıl bir yöne gireceği konusunda da bir yarılmaya işaret ediyor. Yaşanan bu yarılmayı korku duygusuyla açıklayan Krytyka Polityczna’dan Adam Ostrolski, “Bir grup seçmen demokrasinin çöküşünden, Polonya’nın Avrupa Birliği’nde tecrit edilmesinden veya ifade özgürlüğünün sınırlandırılmasından korkuyor. İkinci grup, son yıllarda elde edilen ekonomik güvenceyi kaybetmekten, Polonya politikasını dış çıkarlara tabi kılmaktan veya 2015’ten sonra açıkça artan sivil öznellik duygusunu kaybetmekten korkuyor.” diyerek seçim öncesi havayı özetliyor.

ADAYLARIN KAMPANYALARI

Her iki adayın da bu korkular üzerinden seçim kampanyası yürüttüğü söylenebilir. Duda, ayrımcı söylemlerin yanında 2015 öncesindeki hükümetlerin yolsuzluklarına da vurgu yaparak ekonomik güvence konusunu gündemde tutuyor. Ama özellikle ekonomik vurgunun tonunun düşük olduğu gözlerden kaçmıyor. Çünkü son dönemde hükümetin icraatları genellikle işçilerin aleyhine gelişiyor. Duda ise tüm bunlara izin veriyor. Mesela son dönemde yapılan emeklilik sistemi, sosyal programlar veya iş piyasası kanunlarındaki değişikliklerle ilgili herhangi bir değişiklik veya yorum sunmadı. Önüne gelen her kararı imzaladığı için kendisine “Kalem” olarak hitap edilmeye başlanmış durumda. Bu yüzden, kampanyasında geçmiş korkular ve ayrımcılık dışında bir alana kaymamaya özen gösteriyor.

Trzaskowski’nin ilk tur sonuçlarından sonra yaptığı konuşma ise tüm seçim kampanyasının dayandığı düşünceyi yansıtıyor. Trzaskowski, tüm Polonya’nın cumhurbaşkanı olmayı istediğini vurgulayarak başladığı konuşmasında bu seçimlerin sadece Duda ile Trzaskowski arasında bir tercih olmayacağına işaret etmişti: “Bu seçimler açık Polonya ile düşman yaratan Polonya arasında; emeğe saygı duyanlarla sadaka vermeyi vaat edenler arasında; bütün Polonyalılarla konuşanlarla çatışma arayanlar arasında; kadın haklarına saygı duyanlarla kadın düşmanları arasında gerçekleşecek.”

KARARSIZLARIN KARARI

Herkesin hemfikir olduğu fikir ise seçimin kazananını kararsızların belirleyecek olması. Cumhurbaşkanlığı seçiminin birinci turunda katılım oranı yüzde 62,9 olmuştu. Bu oran son yıllarda en yüksek oran olmasıyla da dikkat çekmişti. Pek çok yorumcuya göre bu oranın artması seçimlerin kaderini belirleyecek.

Alıntı: birgun.net